Avrupa genelinde çöl tozu olayları, özellikle güney bölgeleri ve doğu Akdeniz'de daha sık ve yoğun hale geliyor. Kıbrıs Enstitüsü'nün önemli katkılarıyla yapılan yeni bir araştırmaya göre bu durum, hava kalitesi ve halk sağlığı için artan riskler oluşturuyor.
Nature dergisinde yayımlanan çalışma, Sahra ve diğer çöl bölgelerinden toz taşınımındaki artışı, iklim kaynaklı değişikliklere bağlıyor. Bunlar arasında Kuzey Afrika'da kötüleşen kuraklık ve çölleşme ile tozu kuzeye taşıyan atmosferik düzenlerdeki değişimler yer alıyor.
Araştırmacılar, bulguların iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklıkları ve aşırı hava olaylarını değil, aynı zamanda insanların soluduğu havayı da değiştirdiğini gösterdiğini belirtiyor.
Güney Avrupa'da her yıl yaklaşık 46 çöl tozu olayı kaydediliyor. Bu olaylar, askıda partikül seviyelerini yükselterek kirliliği artırıyor.
Taşınan toz, Dünya Sağlık Örgütü'nün yıllık PM10 sınırının yaklaşık üçte birini oluşturuyor.
Kötü hava kalitesi astımı şiddetlendirebiliyor ve ölüm oranlarını artırabiliyor.
Çalışma, toz olaylarının günlük ölümlerde yüzde 0,67'lik bir artışa ve çocuklarda solunum yolu hastane başvurularında yüzde 2,5'lik bir yükselişe yol açtığını tahmin ediyor.
Kıbrıs dahil doğu Akdeniz, son on yılda toz yoğunluğundaki en keskin artışla en çok etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Güney Avrupa'daki ortalama toz konsantrasyonları, orta ve kuzey bölgelerin iki katından fazla.
Kıbrıs Enstitüsü'ne bağlı CARE-C merkezindeki bilim insanları, çöl tozunun bölgenin doğal bir özelliği olduğunu ancak sıklığının ve şiddetinin arttığını söylüyor.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda halk sağlığını ve hava kalitesini korumak için iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra bu etkilere uyum sağlamanın da hayati önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.