BM Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan gemilere eşlik etme operasyonunu Perşembe günü geçici olarak askıya aldı. Bir kargo gemisi, İran'ın onaylamadığı güzergahlardan geçen gemilere yönelik uyarısının hemen ardından Umman açıklarında saldırıya uğradığını bildirdi.
İngiliz deniz kuvvetleri ajansı UKMTO, geminin Umman'a yakın bir noktada mermiye isabet ettiğini açıkladı. ABD'li iki yetkilinin Reuters'a verdiği bilgiye göre gemiyi İran vurdu. Tayvanlı Evergreen Marine, Singapur bayraklı Ever Lovely gemisinin Perşembe günü Umman açıklarında UKMTO'nun önerdiği bir rotada seyrederken "bilinmeyen bir cisim" tarafından vurulduğunu duyurdu. Olayda can kaybı yaşanmadığı ve geminin daha sonra yoluna devam ettiği bildirildi.
Tahran'ın boğazdan geçiş taleplerini yönetmek üzere kurduğu İran Basra Körfezi Boğaz Otoritesi ise kendi belirlediği güzergahlar dışında seyreden gemilerin güvenliğini garanti etmeyeceğini duyurdu. İran otoritesi açıklamasında, "İzinsiz güzergahlardan geçişten doğacak her türlü sonuçtan gemi sahibi, işletmeci ve gemi kaptanı sorumludur" ifadelerini kullandı.
Dört ayrı kaynaktan edinilen bilgiye göre saldırıya uğrayan gemi, Singapur bayraklı Ever Lovely'dir. Bir güvenlik kaynağı, geminin büyük olasılıkla insansız hava aracıyla hedef alındığını belirtti. AP ise ABD'li bir yetkiliye dayanarak geminin İran yapımı bir İHA tarafından vurulduğunu aktardı. Olayda can kaybı ya da çevre kirliliği bildirilmedi, geminin köprü üstü kısmı hasar gördü.
ABD yönetiminden ilk açıklama gelmedi. Cumhurbaşkanı Donald Trump bu ayın başında İran'ın savaşı sona erdirmeye ve boğazı yeniden açmaya yönelik anlaşmaya uymaması halinde ülkeyi yeniden bombalayabileceklerini söylemişti. İran ise Cuma günü Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini kontrol etme hakkını yineleyerek Körfez ülkelerini ABD'ye karşı taraf olmamaları konusunda uyardı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, X hesabından yaptığı açıklamada "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, muğlak düzenlemeler, paralel rotalar veya İran'ın kıyı devleti rolünü dikkate almayan karar alma süreçleri altında garanti edilemez" ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve altı Körfez ülkesinin İran'ın boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti alma ısrarını reddeden ortak bildirisine tepki gösterdi. Bakanlık, ABD'nin Körfez'deki askeri varlığının bölgesel güvensizliğin ve bölünmüşlüğün kaynağı olduğunu belirterek "Bölgede düşmanca ve müdahaleci politikaların sürdürülmesine karşı uyarıda bulunuyoruz" dedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ortak bildirilerinde Hürmüz Boğazı'nda "ücretsiz, koşulsuz ve kısıtlamasız seyrüsefer" çağrısı yaparken, kalıcı barışın İran'ın balistik füzeleri, insansız hava araçları ve vekil gruplara verdiği desteği de ele alması gerektiğini vurguladı.
IMO, Şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından boğazda mahsur kalan yüzlerce gemi ile binlerce denizcinin tahliyesine yardımcı olmaktaydı. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez yaptığı açıklamada örgütün, "tahliye listesindeki ve bölgedeki tüm gemiler için gerekli güvenlik güvencelerinin hâlâ mevcut olduğunu teyit etmek amacıyla operasyonu geçici olarak duraklattığını" belirtti. Dominguez, "Denizcilerin güvenliği her zaman en önemli önceliğim olmuştur. Tahliye planı, durum netleşene kadar duraklatılmıştır" ifadelerini kullandı.
IMO'nun başlattığı tahliye girişimi kapsamında toplam 11 bin denizcinin bölgeden çıkarılması hedefleniyordu. Reuters'ın haberine göre, operasyonun duraklatıldığı duyurulmadan önce Çarşamba sabahına kadar yaklaşık 57 gemi ve içlerindeki 1.100 denizci tahliye edilmişti. Saldırıya uğrayan geminin ise IMO'nun kendi tahliye programı kapsamında olmadığı kaydedildi. Bu arada Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, üç Güney Kore gemisinin hafta sonu Hürmüz Boğazı'ndan ayrılacağını açıkladı; Denizcilik Bakanlığı'na göre toplam sekiz Güney Kore gemisi daha bölgeden çıkmıştı.
Salı günü başlatılan girişim; gemilerin ve mürettebatın Körfez'den çıkışı için gönüllülük esasına dayanan iki güzergah sunuyordu: biri İran suları, diğeri Umman suları üzerinden, her ikisi de ABD gözetiminde. IMO ve Umman'ın bu hafta başında duyurduğu yeni güney rotası Tahran'ı kızdırdı.
Saldırı haberlerinin ardından referans petrol fiyatları yüzde 2 yükselmişti ancak Cuma günü fiyatlar yeniden geriledi. Analistler, bu gelişmenin Körfez petrol akışlarının ne zaman normale döneceğine ilişkin kaygıları yeniden ateşlediğini vurguladı. Suudi Arabistan'ın denizcilik kolu Bahri'ye ait iki çok büyük ham petrol tankeri (VLCC), Ras Tanura terminalinde yükleme yaparken görüldü; her bir VLCC 2 milyon varil petrol taşıyabiliyor. Suudi Aramco, çatışma öncesinde günde 5 milyon varilden fazla ham petrol ihraç eden Ras Tanura'da yaklaşık dört aylık aranın ardından Cuma günü yüklemelere yeniden başladı.
Umman'daki bu olay, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki gelecekteki kontrolünün boyutuna dair tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıyor. Söz konusu boğaz, çatışma öncesinde dünya günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının beşte birini karşılıyordu.
Olay öncesinde Körfez ülkelerini geçici anlaşma konusunda güvence vermek üzere bölge turuna çıkan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın boğazdaki gemileri tehdit etmesi ya da geçişi engellemesi durumunda "ciddi bir sorun yaşanacağını" söylemişti. Rubio, Perşembe günü turunu tamamlarken gazetecilere verdiği demeçte de aynı uyarıyı yineledi.
Ancak İran, boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürme kararlılığını sürekli pekiştiriyor. İran Devrim Muhafızları Perşembe günü yaptığı açıklamada, boğazdan güvenli geçişin yalnızca İran'ın belirlediği güzergahlar üzerinden mümkün olacağını ve aksi durumda harekete geçileceğini bildirdi. Tahran, geçici ateşkes anlaşmasının diğer unsurları arasında İran'a yönelik mali teşvikler, nükleer denetimler ve İsrail'in Lübnan'daki paralel savaşı gibi konularda da anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtiyor. Anlaşma, İran'ın nükleer programı da dahil olmak üzere daha hassas konuları ele almak üzere 60 günlük müzakereler öngörüyor.
Krizin denizcilik sektörüne yansımaları ise Kıbrıs ve Yunanistan gibi önemli denizcilik merkezlerini doğrudan etkiliyor. Kıbrıs, Avrupa'nın en büyük üçüncü taraf gemi yönetim merkezi konumundayken, Yunanistan dünyanın en büyük ulusal denizci filosuna sahip. Krizin başında Yunanistan Denizcilik Bakanı Vassilis Kikilias durumu "endişe verici ve kaygı uyandırıcı" olarak nitelendirmiş, küresel denizciliğin silahlı çatışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulamıştı. IMO'nun kararı, Denizciler Günü'ne denk geldi; bu yılki tema "Dünya ticaretini taşımak, riskleri taşımak" olarak belirlenmişti.