Kıbrıs genelinde flaouna hazırlığı, Hayırlı Cuma geleneklerinin temel unsuru olmaya devam ediyor. Aileler, dini vecibelerle toplumsal etkinlikleri bir araya getiren bu geleneği nesilden nesile aktarıyor.
Cuma sabahının erken saatlerinden itibaren Emba ve Kelokedara gibi köylerde kadınlar hamur yoğurmaya ve peynir, yumurta ile aromatik baharatlardan oluşan iç harcı hazırlamaya başlıyor.
Yöre sakinleri flaounayı sıradan bir geleneksel yiyeceğin ötesinde görüyor ve onu "aile bütünlüğünün ve kültürel kimliğin simgesi" olarak tanımlıyor.
Bazı aileler geleneksel taş fırınlarda pişirmeye devam ediyor. Yerel halk, bu yöntemin mahallelerin ortak fırınlar etrafında toplandığı eski dönemleri anımsatan kendine özgü bir tat ve doku verdiğini belirtiyor.
Diğer aileler ise geleneğin özünü koruyarak tutarlılık açısından yerel fırınları tercih ediyor.
Hangi yöntem tercih edilirse edilsin, katılımcılar hazırlık sürecinin "iş birliği, sohbet ve anılarla dolu ortak bir deneyim" olmaya devam ettiğini vurguluyor.
Kelokedara'da hazırlıklar Hayırlı Cuma'dan çok önce başlıyor. Yerel toplum temsilcisi Andri Epiphaniou'ya göre evler temizlenip badana yapılıyor, fırınlar Paskalya pişirmeleri için hazırlanıyor.
Epiphaniou, geleneksel olarak "hamuru yoğururlardı ve her yer mahlep ile damla sakızı kokardı" diyerek o günü "hüzünlü ama aynı zamanda inançla dolu" olarak tanımladı.
Dini boyut merkeziliğini koruyor; topluluklar kilise ayinlerine katılıyor ve Epitaf alayında yer alıyor.
Kutlamalar Kutsal Cumartesi ve Paskalya Pazar günü boyunca devam ediyor. Aileler Diriliş ayini için bir araya geldikten sonra kuzu çevirme, flaouna ve şaraptan oluşan sofralar kuruyor.
Epiphaniou'nun ifadesiyle akrabalar ve dostlar "bir araya geliyor, yiyor, şarkı söylüyor ve Diriliş'i sevinç ve sevgiyle kutluyorlar."