IMF, yaşlanan nüfusa bağlı harcama baskılarının Kıbrıs'ın emeklilik ve sağlık giderlerini 2050'ye kadar GSYH'nin %4'ünün oldukça üzerine çıkaracağı uyarısında bulundu. Bu uyarı, hükümetin on yıllar boyunca sistemi şekillendirecek emeklilik reformunun ikinci aşamasını hazırladığı bir döneme denk geldi.
Fon, Kıbrıs ekonomisine ilişkin son değerlendirmesinde hükümete yeterli mali alanı koruması ve gelecekteki yükümlülükleri karşılamayı zorlaştıracak kalıcı harcama taahhütlerinden kaçınması çağrısında bulundu.
Reform sürüyor
Uyarı, Çalışma Bakanlığı'nın emeklilik reformunun ikinci aşaması üzerinde çalıştığı bir sırada geldi. Görüşmeler, Sosyal Sigortalar Fonu'nun uzun vadeli sürdürülebilirliği, emekli maaşlarının yeterliliği ve emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması mekanizması etrafında şekilleniyor.
Mevcut mevzuata göre, 2030'dan itibaren yaşam beklentisindeki gelişmelere dayalı olarak emeklilik yaşının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Bu, emeklilik yaşının yükseltilmesine karar verildiği anlamına gelmiyor; demografik verilerin değerlendirileceği ve mekanizmanın tetiklenmesi halinde değişikliklerin kademeli olarak uygulanacağı belirtiliyor.
Çalışma Bakanı Marinos Moushouttas, emeklilik planlamasının temelinin 65 yaşında emeklilik olduğunu ve emeklilik yaşını yükseltme niyetlerinin bulunmadığını söyledi.
IMF ne istiyor?
IMF, Kıbrıs'a kamu borcundaki önemli düşüşe rağmen mali politikayı gevşetmemesi çağrısı yaptı. Fon, bu alanın korunmaması halinde gelecekteki hükümetlerin emeklilik ve sağlık maliyetleri yükselirken ve demografik koşullar kötüleşirken mali düzenleme önlemleri ve harcama kesintilerine zorlanabileceği uyarısında bulundu.
Fon, yaşlanan nüfusun gelecekteki maliyetlerinin bir kısmını karşılamak için Sosyal Sigortalar Fonu'nda mali varlıklar biriktirilmesi önerisini memnuniyetle karşıladı. Aynı zamanda, otomatik endeksleme ve garantili asgari emekli maaşı gibi mekanizmaların, baskıların mevcut tahminlerden daha büyük olması halinde mali düzenlemeyi zorlaştırabileceğine dikkat çekti.
IMF'nin değerlendirmesi pratikte üç önceliğe işaret ediyor: kalıcı kamu harcamalarında veya vergi indirimlerinde önemli artışlardan kaçınılması; ihtiyatlı mali politikanın sürdürülmesi; ve emeklilik sisteminde değişiklikler de dahil olmak üzere gelecekteki maliyet artışını sınırlayacak reformların yapılması.
Emeklilik yaşı ve yaşam beklentisi
Emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması halihazırda birçok Avrupa ülkesinde uygulanıyor ve uluslararası tartışmalarda ele alınan önlemler arasında yer alıyor. Kıbrıs'ın mevzuatında böyle bir mekanizma bulunuyor; yani demografik veriler haklı gösterirse 2030'dan sonra emeklilik yaşında kademeli artışlar mümkün. Henüz belirli bir artış veya yeni bir emeklilik yaşı sınırına karar verilmiş değil.
Daha uzun çalışma hayatı tartışması Avrupa'da yeniden gündeme gelirken, Almanya bu konuda ön sıralarda yer alıyor. Almanya'da emeklilik yaşının 2030'ların başında 67'ye ulaşması hedefleniyor ve yeni öneriler, 2090'ların başında 70'e doğru olası artışların önünü açıyor. 45 yıl prim ödeyenler için cezasız erken emeklilik seçeneğinin kaldırılması da değerlendiriliyor.