Katar, 2022 Dünya Kupası'nda yaşadığı hayal kırıklığının ardından kendini yeniden tanımlamak amacıyla bu kez Dünya Kupası'na farklı bir motivasyonla geliyor. Körfez ülkesi, ev sahibi olmasına rağmen üç grup maçını da kaybeden ilk takım olarak tarihe geçmişti. Yüksek yatırımlara ve büyük beklentilere rağmen bu sonuç ortaya çıkmıştı.
O günden bu yana Körfez ekibi, kıta sahnesinde sessiz sedasız yeniden öne çıktı.
Katar, 2023'te Asya Kupası'nı başarıyla savundu ve 2022'de ev sahibi olarak otomatik katılımın ardından ilk kez kendi gücüyle Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.
Kuzey Amerika'da B Grubu'nda Kanada, İsviçre ve Bosna-Hersek ile karşılaşacak.
Ancak hazırlık süreci karışık geçti.
Katar, aralık ayında kendi sahasında düzenlenen Arap Kupası'nda sürpriz bir şekilde grup aşamasında elendi. Mart ayında Sırbistan ve dünya şampiyonu Arjantin ile yapılması planlanan hazırlık maçları ise İran'a yönelik savaş nedeniyle iptal edildi. Bu durum, teknik direktör Julen Lopetegui'nin takımını üst düzey rakiplere karşı sınama fırsatını ortadan kaldırdı.
Katar'ın kadrosu, son on yıldaki yükselişin temelini oluşturan Aspire Akademi sisteminden yetişen yerli oyunculardan oluşuyor.
Kadronun büyük bölümü aynı gelişim sürecinden geçti. Bu durum Katar'a süreklilik ve uyum kazandırıyor. Ancak ağırlıklı olarak yerel ligden seçilen bir kadronun, elit rakiplere karşı tutarlı bir performans gösterip gösteremeyeceği hâlâ tartışma konusu.
Katar'ın millî takımda en çok forma giyen oyuncusu ve iki Asya Kupası şampiyonluğunun da kilit ismi olan Hassan Al Haydos, Lopetegui'nin isteği üzerine millî takım emekliliğinden döndü ve hazırlık kadrosuna alındı. Bu hamle, takıma liderlik ve tecrübe katıyor.
Sahada belirleyici olacak isimler yine Akram Afif ve Almoez Ali ikilisi olacak. 2024 Asya'nın Yılın Futbolcusu seçilen Afif, takımın yaratıcılık ve gol kaynağı olmayı sürdürüyor. Ülkenin tüm zamanların en golcü oyuncusu Ali ise büyük turnuvalarda etkili olmaya devam ediyor.
Katar, 2022 finallerindeki kadar yoğun baskı altında değil ve ev sahibi olarak yaşadığı stres seviyesinin altında bir ortamla karşı karşıya. Elverişli bir grup ve üst üste kazanılan iki Asya Kupası şampiyonluğu, kıtasal başarıyı küresel arenaya taşıyabilecekleri yönündeki beklentileri yeniden yükseltti.