Kıbrıs, Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'ndeki çifte vetosunun ardından toplanan BM Genel Kurulu acil oturumunda, Hürmüz Boğazı'ndan uluslararası hukuka uygun serbest geçiş hakkı çağrısında bulundu.
Kıbrıs'ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Gavriella Michaelidou, oturumda yaptığı konuşmada Kıbrıs'ın AB tutumuna uyum sağladığını belirtti. Michaelidou, Körfez ortakları ve Ürdün ile dayanışma içinde olduklarını ifade ederek BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına tam destek verdiklerini teyit etti. Michaelidou, "Tüm siviller ve askeri olmayan altyapılar her zaman korunmalı, uluslararası insancıl hukuka tam uyum sağlanmalıdır" dedi.
Michaelidou, uluslararası hukukun UNCLOS'a yansıdığı şekliyle gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan transit geçiş hakkından yararlanması gerektiğini söyledi. Gemi, mürettebat ve denizcilerin güvenliğinin "kesintisiz ticari deniz taşımacılığını sürdürmek için vazgeçilmez" olduğunu ekledi. Kıbrıs heyeti boğazı "enerji akışları, ticaret, gıda güvenliği ve deniz bağlantısı için kritik bir küresel arter" olarak tanımladı ve "denizlerde öngörülebilirliğin sağlanmasının ortak bir sorumluluk" olduğunu belirtti. Kıbrıs, BM'nin özel bir çalışma grubu kurma girişimini de memnuniyetle karşıladı ve bunu "temel malların ve insani yardımların sorunsuz geçişini destekleyecek pratik bir doğrulama mekanizması" olarak nitelendirdi.
Kıbrıs ayrıca önemli bir filo varlığına sahip denizcilik ülkesi ve mevcut AB Dönem Başkanı olarak ilgili tüm forumlarda aktif olduğunu vurgulayarak "bölgesel istikrar ve deniz güvenliğinin stratejik zorunluluklar" olduğunu ifade etti.
Bölgesel genel tabloyla ilgili olarak Kıbrıs, ABD-İran ateşkesini "diplomasiye dönüş için kritik bir adım" olarak değerlendirdi. Bu fırsatın Lübnan dahil bölge genelinde kalıcı bir gerilim azaltması ve esaslı diyalog için kullanılması gerektiğini söyledi. On günlük İsrail-Lübnan ateşkesi de memnuniyetle karşılandı ve Michaelidou'nun "Amerikan liderliği" olarak tanımladığı çabalarla ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunanlara takdir ifade edildi. Michaelidou, "Tüm tarafların üzerinde anlaşılan şartlara tam olarak uyması, Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilmesi hayati önem taşımaktadır" dedi.
Kıbrıs ayrıca UNIFIL'in "hayati önemini koruduğunu" yineledi ve özellikle barış gücü askerlerinin güvenliğinin korunmasına vurgu yaptı.