Kıbrıs Merkez Bankası (CBC) Cuma günü yayımladığı yeni bir Ekonomik Bülten'de, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) son para politikası döngüsünün Kıbrıs'taki banka kredilerinin yapısını nasıl değiştirdiğini inceledi. Rapora göre, uzun vadeli sabit faizli kredilere belirgin bir kayma yaşandı ve bu durum, ülkedeki finansman koşullarını euro bölgesi genelindeki seviyelere yaklaştırdı.
CBC'nin Ekonomik Analiz ve Para Politikası Bölümü tarafından hazırlanan raporda, özellikle konut kredisi piyasasında uzun vadeli sabit faizli kredilere yönelişin, yeni borçlananların faiz dalgalanmalarına karşı maruziyetini azalttığı belirtildi. Bu durumun, kredi ve mevduat faizleri arasındaki farkı daralttığı ve para politikasının Kıbrıs ekonomisine aktarım mekanizmasını değiştirdiği ifade edildi.
Merkez Bankası'na göre, ECB'nin Temmuz 2022'den Eylül 2023'e kadar süren sıkılaştırma döngüsü ve ardından Haziran 2024 ile Haziran 2025 arasındaki gevşeme dönemi, Kıbrıs'ta yeni kullandırılan kredilerin kompozisyonunda önemli değişikliklere yol açtı.
CBC, yeni kredilerde, özellikle konut kredilerinde, başlangıç faiz sabitleme süresi bir yıldan uzun olan sabit faizli kredilere doğru belirgin bir kayma yaşandığını açıkladı.
Bu eğilimin, mevduat teminatlı kredi kullanımındaki artışla birlikte, kredi faiz oranlarını düşürdüğü, finansman koşullarını euro bölgesiyle uyumlu hale getirdiği ve kredi-mevduat faiz makasını önemli ölçüde daralttığı kaydedildi.
Raporda ayrıca bu gelişmelerin, faiz oranı riskinin bankalar ve borçlular arasında daha geniş çaplı bir yeniden dağılımını yansıttığı belirtildi.
CBC'ye göre, yeni kredilerin değişen kompozisyonu, finansman koşullarını ve para politikasının aktarım mekanizmasını anlamada önemli bir faktör haline geldi.
Daha uzun sabit faiz dönemine sahip kredilerin artan payının, euro bölgesinin yapısal özelliklerine giderek daha fazla benzediği ve gelecekteki para politikası değişikliklerinin borçlanma maliyetlerine daha kademeli olarak yansıyacağını gösterdiği ifade edildi.
Merkez Bankası, ECB'nin son para politikası döngüsünün yalnızca faiz oranı seviyelerini değil, aynı zamanda euro bölgesi genelinde banka finansmanının yapısını da etkilediğini, Kıbrıs'ta ise özellikle uzun vadeli sabit faizli kredilere doğru güçlü bir kayma yaşandığını belirtti.
En büyük değişimin yeni konut kredilerinde meydana geldiği kaydedildi. 2022 öncesinde yeni konut kredilerinin büyük çoğunluğu değişken faizli veya faizi en fazla bir yıl sabit olan kredilerden oluşuyordu.
Ancak o tarihten bu yana, uzun vadeli sabit faizli ürünlere doğru net bir hareket olduğu vurgulandı.
Sonuç olarak, başlangıç faiz sabitleme süresi bir ila beş yıl arasında olan konut kredileri, Kıbrıs'ta yeni konut finansmanının baskın biçimi haline geldi.
CBC, finansal olmayan şirketlere verilen kredilerde de benzer ancak daha az belirgin bir eğilim gözlemlendiğini bildirdi.
Aynı zamanda, hem hanehalkları hem de işletmeler için başlangıç faiz sabitleme süresi beş yılı aşan kredilerde kademeli bir artış olduğuna dikkat çekildi. Bu tür ürünler daha önce Kıbrıs piyasasında neredeyse hiç bulunmuyordu.
Rapora göre bu değişiklikler, kredi piyasasında hem talep hem de arz tarafındaki uyum süreçlerini yansıtıyor.
Merkez Bankası, yüksek faiz oranları ve gelecekteki borçlanma maliyetlerine ilişkin artan belirsizlik ortamında, hanehalkları ve işletmelerin öngörülebilir borç ödeme maliyetlerine daha fazla önem verdiğini açıkladı.
Uzun vadeli sabit faizli kredilerin, gelecekteki borçlanma maliyetleri konusunda daha fazla kesinlik sağlarken, borçluların gelecekteki faiz hareketlerine karşı maruziyetini sınırladığı belirtildi.
Raporda ayrıca bankaların da sabit faizli kredi ürün yelpazesini genişlettiği ve genellikle teminat olarak gösterilen mevduatlarla birlikte daha cazip fiyatlandırmalar sunduğu ifade edildi.
CBC, bu kaymanın yeni kredilerin politika faiz oranlarındaki değişikliklere olan anlık duyarlılığını azalttığını ve faiz oranı riskinin bir kısmını borçlulardan bankalara aktardığını söyledi.
Bu değişimin ayrıca Kıbrıs'ın kredi yapısını, geleneksel olarak uzun başlangıç sabit faiz dönemine sahip kredilerin çok daha önemli bir rol oynadığı euro bölgesine yaklaştırdığı ifade edildi.
Rapor, bu gelişmelerin para politikası aktarımının etkinliğini değerlendirirken özellikle önemli olduğunu vurguladı.
Uzun vadeli sabit faizli kredilerin oranı arttıkça, ECB politika faizlerindeki değişikliklerin finansman maliyetlerine daha yavaş ve kademeli olarak yansıması bekleniyor.
Finansman koşullarına dönen CBC, yeni kredilerin yeniden yapılandırılmasına, özellikle konut kredisi piyasasında, euro bölgesi finansman koşullarıyla önemli bir yakınsamanın eşlik ettiğini belirtti.
Kıbrıs'taki konut kredisi faiz oranları ile euro bölgesi medyanı arasındaki farkın 2023 sonrasında önemli ölçüde daraldığı açıklandı.
Mayıs 2025'ten itibaren Kıbrıs'ta yeni konut kredilerine uygulanan faiz oranlarının euro bölgesi medyanının altına düştüğü ve bunun, merkez bankasının ifadesiyle, konut finansmanı koşullarında anlamlı bir yakınsamaya işaret ettiği belirtildi.
Raporda, euro bölgesinde halen on yılı aşan sabit faiz dönemine sahip konut kredilerinin baskın olduğu ve bunun da para politikası değişikliklerinin kredi faizlerine yansımasını doğal olarak yavaşlattığı ifade edildi.
İşletme kredileri için de yakınsamanın görüldüğü, ancak bunun daha düşük derecede olduğu kaydedildi.
Kıbrıs ile euro bölgesi arasındaki fark kademeli olarak daralırken, yeni işletme kredilerine uygulanan faiz oranlarının euro bölgesi geneline göre ortalamada daha yüksek kaldığı belirtildi.
Rapora göre bu durum, fiyatlandırmanın daha çok kredi riskine ve her bir finansman düzenlemesinin spesifik özelliklerine bağlı olduğu işletme kredilerinin daha büyük çeşitliliğini yansıtıyor.
Merkez Bankası, Kıbrıs'taki uyum sürecinin hem yeni kredilerin kompozisyonundaki değişiklikler hem de yurt içi borçlanma maliyetleri ile euro bölgesi seviyeleri arasındaki farkın önemli ölçüde azalması yoluyla gerçekleştiğini söyledi.
Bunun, yurt içi finansman koşullarındaki eşitsizlikleri azalttığı ve ECB'nin tek para politikasının Kıbrıs ekonomisine nasıl aktarıldığına dair daha net bir tablo sunduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca kredi ve mevduat faiz oranları arasındaki fark (yaydı) incelendi. Bu fark, yeni borçlanma maliyeti ile yeni mevduat getirisini birleştirdiği için daha geniş bir finansman koşulları göstergesi olarak tanımlandı.
CBC, bu farkın ECB'nin sıkılaştırma döngüsü sırasında ulaştığı zirve noktasından sonra önemli ölçüde daraldığını belirtti.
Hanehalkları için Kıbrıs ile euro bölgesi arasındaki fark, Ekim 2023'teki 2,3 puan seviyesinden Nisan 2026'da 0,4 puana geriledi.
Finansal olmayan şirketler için ise bu fark, Mayıs 2023'teki 2,5 puan seviyesinden Nisan 2026'da 0,8 puana düştü.
Rapora göre, bu farkın daralması büyük ölçüde kredi faiz oranlarının euro bölgesi seviyelerine yakınsamasıyla sağlandı.
Bu eğilim özellikle konut kredisi piyasasında güçlüydü; yeni kredi faiz oranları artık euro bölgesi medyanının altında seyrederken, işletme kredisi faiz oranlarındaki farklılıklar da önemli ölçüde azaldı.
CBC, kalan farklılıkların büyük ölçüde Kıbrıs'ta hem hanehalkları hem de işletmeler için mevduat faiz oranlarının nispeten daha yavaş ayarlanmasından kaynaklandığını söyledi.
Bunu, yüksek düzeydeki atıl likidite, bankacılık sektörünün istikrarlı mevduat tabanı, yurt içi mevduat piyasasındaki rekabet koşulları ve Kıbrıs bankacılık sisteminin nispeten sınırlı ölçeği ile ilişkilendirdi.
Daha geniş etkilere bakan merkez bankası, son parasal gelişmelerin, yeni kredilerin kompozisyonunun para politikası aktarımının önemli bir boyutu olduğunu gösterdiğini belirtti.
Kredi yapısının, borçlanma maliyetlerini doğrudan etkilemenin ötesinde, politika faizlerindeki değişikliklerin daha geniş ekonomiye aktarılma hızını ve kapsamını da etkilediği ifade edildi.
Raporda, finansman koşullarındaki yakınsamanın, daha uzun sabit faiz dönemine sahip kredilere geçiş ve daha uygun fiyatlandırmanın yanı sıra, bankaların genellikle teminat olarak kullanılan mevduatlarla desteklenen, daha düşük faiz oranlı yeni kredi ürünleri sunmasıyla desteklendiği belirtildi.
CBC, uzun vadeli sabit faizli kredilere geçişin, yeni borçluların politika faizi değişikliklerine karşı anlık duyarlılığını azalttığı, aynı zamanda bankaların üstlendiği faiz oranı riskinin payını artırdığı sonucuna vardı. Bu riskin uygun risk yönetimi uygulamalarıyla yönetilebileceği ifade edildi.
Sonuç olarak, ECB politika faizlerindeki değişikliklerin borçlanma maliyetlerine giderek daha kademeli bir şekilde yansıdığı belirtildi.
Rapor ayrıca, mevduat faiz oranlarındaki gelişmelerin, para politikası aktarımının yalnızca resmi faiz oranlarındaki değişikliklere değil, aynı zamanda likidite koşullarına ve bankacılık sektörünün yapısal özelliklerine de bağlı olduğunu vurguladı.
CBC'ye göre, bu faktörlerin dikkate alınması, yurt içi finansman koşulları, banka kredilerinin gelişen kompozisyonu ve para politikasının Kıbrıs ekonomisi içindeki aktarımı hakkında daha kapsamlı bir anlayış sağlıyor.