Costas Mavrides, Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) grubu adına bugün Brüksel'i, Türkiye ile yeniden artan gerilim ortamında mevcut AB operasyonlarına benzer bir deniz misyonunu değerlendirmeye çağırdı.
Kıbrıslı bir AP milletvekili, Avrupa Birliği'ni Doğu Akdeniz'de bir deniz güvenliği operasyonu konuşlandırmayı değerlendirmeye çağırdı. Birliğin bölgede uluslararası deniz hukukunu ve kendi hukuk düzenini savunmaya hazır olması gerektiğini savundu.
Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi'nde (SEDE) konuşan Mavrides (DİKO–S&D), Operasyon Aspides ve Operasyon Irini gibi mevcut deniz misyonlarını örnek alan AB öncülüğünde bir deniz güvenliği operasyonu kurulmasını önerdi.
Bu girişim, Doğu Akdeniz'de gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Bölgede deniz güvenliği, rekabet eden yargı iddiaları ve uluslararası hukukun yorumu hâlâ hassas konular arasında yer alıyor.
Mavrides, AP üyelerine “Son günlerde Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin son derece provokatif ve tek taraflı bir eylemine tanık olduk” dedi. Bölgede Avrupa'nın daha görünür bir varlığı olması gerektiğini savundu.
Mavrides, AB'nin özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında uluslararası hukuku uygulayabilecek ve deniz güvenliğini sağlayabilecek bir operasyon kurup kuramayacağını sordu.
Öneri, AB'nin daha önce oluşturduğu örneklere dayanıyor. Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılara yanıt olarak Şubat 2024'te başlatılan Operasyon Aspides, seyrüsefer özgürlüğünü korumakla görevli. Operasyon Irini ise Akdeniz'de çalışıyor ve esas olarak Libya'ya yönelik BM silah ambargosuna uyumu izliyor, bunun yanında deniz güvenliğine de katkı sağlıyor.
Her iki örnek de AB'nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası kapsamında deniz unsurlarını konuşlandırma kapasitesini gösteriyor. Ancak Doğu Akdeniz'de kurulacak herhangi yeni bir misyon için ayrı bir siyasi karar ve üzerinde anlaşılmış bir görev tanımı gerekecek.
Mavrides, acil deniz güvenliği önerisinin ötesinde, AB'nin karşılıklı yardım maddesine daha somut bir içerik kazandırılmasını da istedi. Avrupa Birliği Antlaşması'nın 42(7). maddesi, AB üye devletlerinin topraklarında silahlı saldırıya uğrayan bir üye devlete yardım ve destek sağlamasını öngörüyor.
Ancak Mavrides, bu maddenin işler hâle getirilmesinin zaman alacağını kabul etti. Özellikle üye devletlerin güvenlik öncelikleri konusundaki farklılıklar bu süreci zorlaştırıyor.
Mavrides, “Madde 42(7) bu çabanın tam merkezinde olmalı ve onu pratikte uygulanabilir kılmalıyız” dedi.
Doğu Akdeniz önerisine dönen Mavrides, meslektaşlarından AB'nin deniz güvenliği çalışmalarını bölgeye de genişletmeyi değerlendirip değerlendirmeyeceklerini istedi.
“Doğu Akdeniz'de deniz güvenliğini ve Deniz Hukuku'nu korumak amacıyla bir operasyon kurma olasılığını değerlendirebilir miyiz?” diye sordu.
Stratejik konumu nedeniyle Doğu Akdeniz'in kavşağında bulunan Kıbrıs için, Avrupa'nın bölgesel deniz güvenliğindeki rolü tartışması özel bir önem taşıyor.
Mavrides'in önerisi, bölgede özel bir AB deniz varlığı sorusunu şimdi Parlamento'nun savunma ve güvenlik tartışmalarının gündemine taşıdı.
(Kaynaklar: Avrupa Dış Eylem Servisi, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler)