Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2025 yılında ticaret gerilimleri ve özellikle ABD'ye yapılan ihracatla bağlantılı belirsizliklerin işletmeler için riskleri artırmasıyla euro bölgesi genelinde bankaların kredi koşullarını sıkılaştırdığını duyurdu.
ECB ekonomistleri Anastasia Allayioti, Alessandro Ferrari, Petra Köhler-Ulbrich ve Matías Lamas Rodríguez ile araştırma analisti Wouter Wakker tarafından kaleme alınan blog yazısında, kurumsal kredi verileri ve banka anket yanıtları incelenerek bankaların artan ticaret belirsizliğine nasıl tepki verdiği değerlendirildi.
Bankalar, kırılgan borçlular üzerindeki izlemeyi artırdı ve kredi verirken daha temkinli davrandı. En güçlü ayarlamalar, ticaret risklerinden etkilenen şirketlere en fazla maruz kalan bankalarda görüldü.
ECB'ye göre, uluslararası ticarette yer alan firmalar, 2025 yılında uygulamaya konan geniş tabanlı tarifeler de dahil olmak üzere değişen ticaret politikaları nedeniyle daha büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Bu durum, zayıf talep, tedarik zinciri kesintileri ve kar marjları üzerindeki baskı gibi riskler yarattı.
Analiz, bankaların ABD ile ticarete olan maruziyetine odaklandı ve kurumsal borçlularının ABD'ye yaptığı ihracat ile ABD'den yaptığı ithalata ne kadar bağımlı olduğunu ölçtü.
ECB, euro bölgesi bankalarının genel olarak ABD'den mal ve hizmet ithal eden firmalara kıyasla, ABD'ye ihracat yapan şirketlerden kaynaklanan daha büyük risklerle karşı karşıya olduğunu tespit etti.
İhracata bağlı maruziyet bankalar arasında önemli farklılıklar gösterdi. Birçok banka orta düzeyde riskle karşı karşıyayken, daha az sayıda banka kredi portföyleri aracılığıyla çok daha yüksek maruziyete sahipti.
İthalata bağlı riskler daha sınırlıydı ve düşük maruziyet seviyesine sahip bankalarda yoğunlaştı. Bu da ABD ithalatından kaynaklanan önemli kırılganlıkların daha az sayıda bankayı etkilediğini gösteriyor.
Euro bölgesi banka kredi anketine (BLS) katılan bankaların yaklaşık yarısı, 2025 yılında ticaret risklerinin önemli olduğunu belirtti ve 2026'da da benzer düzeyde maruziyet beklediklerini ifade etti.
ECB, ABD'ye ihracat yapan şirketlere en yüksek maruziyete sahip bankaların, ticaret anlaşmazlıkları ve tarife tehditlerinin yoğunlaştığı Nisan 2025'ten itibaren kredi arzını en fazla azalttığını tespit etti.
Krediler üzerindeki etki en güçlü şekilde Nisan-Ekim 2025 döneminde görüldü. Yaz aylarında varılan ön ABD-AB ticaret çerçeve anlaşmasının ardından ticaret havasının iyileşmesi ve gelecekteki politikalara ilişkin belirsizliğin azalmasıyla yılın ilerleyen dönemlerinde etki hafifledi.
Ticaret riskleri bankaların kredi verme kararlarını da etkiledi. Birçok banka, 2025'in ikinci yarısında yaklaşımlarında değişiklikler olduğunu bildirdi.
Bazı bankalar kredi standartlarını değiştirmeden gelişmeleri yakından izlemeyi tercih ederken, diğerleri özellikle uluslararası ticaret risklerine yoğun şekilde maruz kalan sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için koşulları sıkılaştırdı.
Otomobil üretimi gibi bazı sektörlerde, ticaret kaynaklı sıkılaştırma, işletmelerin karşı karşıya olduğu mevcut yapısal zorluklara eklendi.
Bankaların net yüzde 11'i, 2025 yılında küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve buna bağlı belirsizlik nedeniyle daha sıkı kredi standartları uyguladıklarını bildirdi. Benzer bir etkinin 2026'da da beklenmesi dikkat çekti.
ECB, bu kararların bankaların genel olarak güçlü bilançolarını korumaya devam etmelerine rağmen, daha düşük risk toleransını ve kredi kalitesine ilişkin endişeleri yansıttığını belirtti.
Ticaret gerilimleri, şirketlerin kredi talebini de azalttı. Bankaların net yüzde 6'sı 2025 yılında daha zayıf kredi talebi bildirirken, net yüzde 3'ü düşüşün 2026'da da devam etmesini bekliyor.
ECB, ekonomik politika belirsizliğinin kredi koşullarını zayıflattığını, son ticaret gerilimlerinin ise hem kredi talebini azaltarak hem de ihracat risklerine en fazla maruz kalan bankaları kredi vermeyi sıkılaştırmaya teşvik ederek ek baskı oluşturduğunu açıkladı.
Merkez bankası, euro bölgesi bankalarının ticaret kaynaklı risklere yanıt olarak stratejik planlamalarını ayarlamaya ve daha temkinli kredi uygulamaları benimsemeye devam ettiğini belirtti.