Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) Hukuk Komitesi, denizcilerin adil muamelesine ilişkin önemli bir güncellemeyi inceliyor. Denizcilik kuruluşları, mürettebatları yabancı yargı bölgelerindeki keyfi gözaltılardan, uzun süreli yasal belirsizliklerden ve cezai kovuşturmalardan korumak için çabalarını yoğunlaştırıyor.
Maritime Cyprus'a göre, Uluslararası Denizcilik Odası (ICS) ve Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu'nun (ITF) ortak raporu, denizcilerin giderek artan oranda uzun süreli gözaltına alındığı konusunda uyardı. Rapor, bazı vakalarda denizcilerin yıllarca gözaltında tutulduğunu ve yetkililerin güvenilir kanıt bulunmamasına rağmen iddia edilen suçları soruşturmaya devam ettiğini ortaya koydu.
Rapor, sorunun ulusal hükümetler ile yerel yargı sistemleri arasında "kritik bir boşluk" bulunduğunu gösterdiğini belirtti. Birçok IMO üye devleti uluslararası adil muamele yönergelerini desteklese de, yerel savcılar ve mahkemeler bu yönergelerden haberdar olmayabiliyor veya denizcilik kazaları ya da cezai soruşturmalarda bu yönergeleri uygulamayabiliyor.
Bu durum sonucunda denizciler kendilerini ailelerinden ayrı, evlerine dönemez ve mesleklerinin özel niteliğini her zaman tanımayan hukuk sistemleri içinde sıkışmış bulabiliyor.
Bu duruma yanıt olarak ICS ve ITF, Denizcilerin Suçlu Sayılmasına Karşı Sektör Daimi Forumu'nu kurdu. Bu yeni yapı, gözaltındaki mürettebat üyelerini içeren vakalarda sektöre daha güçlü ve koordineli bir ses kazandırmayı amaçlıyor.
Forumun, temsili bir sektör cephesi aracılığıyla yetkililerle iletişim kurarak aktif vakaları desteklemesi bekleniyor. Aynı zamanda forum, denizcilerin adil muamelesine ilişkin 2025 ILO/IMO Yönergeleri'nin uygulanması konusunda uzmanlık paylaşımı da yapacak.
Rapora göre forum şimdiye kadar üç kez toplandı ve gözaltındaki denizcileri ilgilendiren birkaç spesifik vakada ortak girişimlerde bulundu.
Rapor aynı zamanda ticari denizciliğin uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekeleri tarafından giderek daha fazla kullanılmasıyla mürettebatların karşı karşıya kaldığı artan risklere de dikkat çekti.
Raporda, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi verilerine atıfta bulunarak küresel kokain kaçakçılığının büyük bölümünün deniz yoluyla gerçekleştiği belirtildi. Denizciler, gemilere haberleri olmadan gizlenen uyuşturucular nedeniyle ciddi yasal risklerle karşı karşıya kalıyor.
En yüksek riskli bölgeler arasında Latin Amerika'daki yükleme limanları ile Batı ve Güney Avrupa ile ABD'deki boşaltma limanları yer alıyor.
ICS, operatörlerin ve mürettebatların belirli liman ve bölgelerde karşılaştıkları riskleri daha iyi anlamalarına yardımcı olmak amacıyla P&I Club muhabirlerinden yerelleştirilmiş zarar önleme rehberliği sunan merkezi bir dijital platform başlattı.
Ancak daha geniş kapsamlı endişe, hukuki sürecin doğru işlemesi ve uluslararası standartların tutarlı şekilde uygulanması ihtiyacı olmaya devam ediyor.
Sektörün denizcilik idarelerine mesajı net: Adil muamele kağıt üzerinde kalan bir taahhüt olmamalıdır. Bu ilke, gözaltı vakalarına doğrudan dahil olan müfettişler, savcılar ve mahkemeler de dahil olmak üzere yetkililer tarafından anlaşılmalı ve uygulanmalıdır.
Denizciler için sorun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derinden insani bir mesele. Uzun süreli gözaltı, herhangi bir suç kanıtlanmadan önce dahi ailelerden yıllarca uzak kalmak, itibar kaybı ve ağır duygusal yıpranma anlamına geliyor.
Denizcilik sektörü açısından ise mürettebatların suçlu sayılması küresel denizcilik sistemine olan güveni tehdit ediyor. Sektör, jeopolitik gerilimler, güvenlik riskleri ve giderek karmaşıklaşan uyum talepleri nedeniyle zaten baskı altında bulunuyor.