Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) Genel Sekreteri Thomas Kazakos, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmaya kararlı olduğunu açıkladı. Önde gelen denizcilik kuruluşları, gelecek haftaki MEPC 84 toplantısı öncesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) üye devletlerini ortak bir yol haritası belirlemeye çağırdı.
Pazartesi günü yayımlanan ortak bildiride BIMCO, Uluslararası Kruvaziyer Hatları Birliği (CLIA), ICS, Intercargo, Interferry, Intertanko ve Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), Ekim 2025'te ertelenen yeni IMO sera gazı düzenlemelerinin ardından sektörün üye devletlerin ortak bir yol haritası üzerinde anlaşmasının hayati önemini vurguladığını belirtti.
Kazakos, sektörün "2023 IMO Sera Gazı Stratejisi ile uyumlu olarak uluslararası denizciliğin karbonsuzlaştırılmasına tamamen bağlı" olduğunu söyledi. Kazakos, "Bu hedefe ulaşmak için küresel ve amaca uygun bir düzenleyici çerçeve şart. Üye devletlerin artık net bir yol haritası belirlemesinin zamanı geldi" dedi.
IMO'nun Deniz Çevre Koruma Komitesi MEPC 84 toplantısı öncesinde yayımlanan bildiride, IMO'nun uluslararası denizciliğin güvenliği ve deniz çevresinin korunması için kritik düzenlemeler sunma konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olduğu vurgulandı.
Sektör aynı zamanda IMO'nun uluslararası denizcilik için küresel düzenleyici olarak değerine ve etkinliğine olan bağlılığını yineledi. Kuruluşlar, 2023 IMO Gemilerden Kaynaklanan Sera Gazı Emisyonlarının Azaltılması Stratejisi kapsamındaki hedeflere ulaşmak için milyarlarca dolar yatırım yaparak alternatif yakıtları ve yenilikçi teknolojileri denemeye ve uygulamaya devam ettiğini açıkladı.
Kuruluşlar ayrıca sektörün, küresel ölçekte tutarlı uygulanabilen pratik ve etkili IMO çözümlerini desteklediğini belirtti. Bildiri, gemilere aynı sera gazı emisyonları için çifte veya çoklu ceza uygulanmasına yol açabilecek farklı veya çakışan bölgesel ve ulusal karbonsuzlaşma programlarından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Üye devletler, küresel bir anlaşmaya ulaşmak için tüm seçenekleri değerlendirmeye davet edildi.
Bildiride, yakıt yaşam döngüsü değerlendirmesi ve sertifikasyon programları gibi konularda süren önemli çalışmaların, herhangi bir önlemin kabulü için gerekli teknik altyapıyı ve netliği sağlaması gerektiği belirtildi.
Ayrıca hangi konuların düzenleme yoluyla, hangilerinin ise IMO kılavuz ilkeleri kapsamında ele alınacağının belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Sektör, karar alma süreçlerinin veriye dayalı ve yakıt ile teknoloji açısından tarafsız olması gerektiğini vurguladı. Kararların alternatif yakıtların bulunabilirliği ve güvenliği ile yalnızca denizcilik karbonsuzlaştırmasına odaklanan gereksinimleri dikkate alması gerektiği belirtildi.
Bildiri, alınacak önlemlerin LNG, LPG ve sürdürülebilir biyoyakıt karışımları gibi geçiş yakıtlarının, e-yakıtlar, biyometanol, biyometan, sürdürülebilir biyoetanol ve amonyak dahil diğer alternatif yakıtların yanı sıra rüzgar, batarya depolama, kıyı enerjisi, nükleer ve gemide karbon yakalama gibi teknolojilerin uygulanabilirliğini güvence altına alması gerektiğini vurguladı.
Bu alternatiflerin güvenliği ve fizibilitesi konusunda meşru sorular bulunmakla birlikte, emisyonlarda anlık azalma sağlama potansiyellerinin tanınması gerektiği ifade edildi.
Kuruluşlar, IMO gereksinimlerinin denizcilik sektörünün acilen ihtiyaç duyduğu küresel düzenleyici kesinliği sağlaması ve enerji üreticilerine üretimi ve arzı hızlandırmaları yönünde yeterli sinyaller göndermesi gerektiğini belirtti.
Yeni kuralların sera gazı emisyonlarında hedeflenen azalmayı güvence altına almak ve sektörde eşit rekabet koşulları oluşturmak için uygulanabilir denetim mekanizmalarına sahip olması gerektiği de vurgulandı.
Bildiride, denizcilik sektörünün karbonsuzlaştırılmasının yalnızca gemi sahipleri tarafından başarılamayacak çok paydaşlı bir süreç olduğu belirtildi.
Son olarak sektör, IMO'nun yanında durduğunu ve amaca uygun düzenlemeler geliştirmek ile örgütün stratejik vizyonunu hayata geçirmek için IMO üye devletlerine anlamlı ve yapıcı katkı sunmaya kararlı olduğunu açıkladı.