İran, çatışmaların yeniden alevlenmesinin ardından bölgeye giden üst düzey ABD'li elçilerle görüşmeyi reddetti. Bu karar, iki ülke arasında kalıcı bir barış anlaşması umutlarını zora soktu.
İranlı yetkililer, tarafların daha zorlu konulara (örneğin nükleer programa olası sınırlamalar) geçmeden önce iki hafta önce imzaladıkları ateşkesin koşullarını netleştirmesi gerektiğini söyledi.
Bu gelişmeler, tarafların ilk çerçeve anlaşmasının kilit noktalarında birbirinden oldukça uzak olduğunu gösteriyor. Söz konusu çerçeve anlaşması, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasını mali teşvikler karşılığında kaldırmasını ve kalıcı bir barış anlaşması için 60 günlük müzakereleri öngörüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ve Özel Temsilci Steve Witkoff, Beyaz Saray'ın 'üst düzey' görüşmeler olarak tanımladığı temaslar için Doha'ya geldi. Ancak İran ve ev sahibi Katar, elçilerin İranlı yetkililerle değil, arabulucularla bir araya geleceğini açıkladı.
Katar, Başbakan Şeyh Mohammed bin Abdulrahman al-Thani'nin Witkoff ve Kushner ile görüşecek isimler arasında olduğunu duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, 'Önümüzdeki günlerde Amerikan tarafıyla herhangi bir düzeyde görüşme planlanmamıştır' dedi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari'ye göre, iki ülkenin alt düzey teknik görüşmelere başlaması bekleniyordu.
TRUMP'IN SALDIRI DÜŞÜNCESİ
Wall Street Journal'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump çıkmazı kırmanın yollarını ararken tam ölçekli savaşa geri dönme seçeneğini de masada tutuyor. Trump'ın Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ile daha fazla saldırı düzenlenmesi konusunda görüştüğü belirtildi. Reuters bu haberi bağımsız olarak doğrulayamadı.
Ancak habere göre Trump, İran'ı daha fazla saldırıyla tehdit etmesine rağmen şimdilik diplomasiye daha fazla zaman tanıma kararı aldı.
28 Şubat'ta savaş patlak vermeden önce küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın beşte birinin geçtiği boğazda nakliye kısmen yeniden başladı.
Ancak İranlı yetkililer, ABD müttefiki Umman'la birlikte trafiği yönetme hakkına sahip olduklarını ve 60 günlük sürenin dolduğu Ağustos ortasında geçiş ücreti alacaklarını söyledi.
İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, 'Hürmüz Boğazı'nın egemenliği İran ve Umman'a aittir. Boğazdaki trafik, İran'ın belirlediği düzenlemelere tabidir' dedi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın uluslararası su yolu olan boğazda geçiş ücreti almasına izin verilmeyeceğini söyledi. The Michael Knowles Show'a konuşan Vance, 'Bu, İranlıların Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden para topladığı bir yerde bitmeyecek' dedi.
Vance ayrıca Pazartesi günü kaydedilip Salı günü yayınlanan röportajında, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışının savaş öncesi seviyelere döndüğünü, hatta bazı günlerde bu seviyeyi aştığını ifade etti, ancak rakam vermedi.
Belirsizliğe rağmen, ABD'nin hafta sonu ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarına yanıt olarak İran askeri tesislerini bombalaması ve İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri tesislerine saldırmasının ardından petrol fiyatları düştü.
Ancak Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Salı günü yaptığı açıklamada, enerji piyasaları rahatlasa bile kırılgan ekonomilerin gıda ve yakıt fiyatlarındaki artıştan risk altında olmaya devam edebileceğini bildirdi.
Savaş, küresel enflasyonu yükseltti ve Trump'ı Kasım ayında ABD Kongre kontrolünü belirleyecek ara seçimler öncesinde siyasi baskı altına soktu. Trump ve Hazine Bakanı Scott Bessent, benzin perakendecilerine fiyatları düşürmeleri yönünde baskı yapıyor.
ABD ile İran arasındaki geçici anlaşma, İsrail ile İran destekli militan grup Hizbullah arasındaki Lübnan'daki çatışmanın sona ermesini de öngörüyor.
Ancak Lübnan'ın güçlü meclis başkanı ve Hizbullah müttefiki Nebih Berri, Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin arabuluculuğunda yapılacak ayrı bir çerçeve anlaşmasına şüpheyle yaklaştı.
Analistler, anlaşmanın İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesini Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlayarak bir çıkmazı derinleştirme riski taşıdığını belirtiyor.