İran, Amerika Birleşik Devletleri ve arabulucu Pakistan, Cumartesi günü yaklaşık üç aydır süren savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakanlığı, Tahran'ın bir mutabakat zaptını tamamlamaya odaklandığını bildirdi. Açıklama, İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile görüşmesinin ardından geldi.
İran devlet medyasının haberine göre Münir, Tahran'dan ayrılmadan önce Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de bir araya geldi. Pakistan ordusu, son 24 saatte yürütülen müzakerelerin nihai bir anlaşmaya yönelik "cesaret verici" ilerleme sağladığını duyurdu.
Hindistan'ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiğini ve ABD'nin önümüzdeki günlerde konuya ilişkin "söyleyecek bir şeyi olabileceğini" belirtti.
Rubio, Yeni Delhi'de gazetecilere şu açıklamayı yaptı: "Bazı ilerlemeler kaydedildi, hatta şu anda sizinle konuşurken bile bazı çalışmalar yürütülüyor. Bugün, yarın ya da birkaç gün içinde söyleyecek bir şeyimiz olma ihtimali var."
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagai ise şunları söyledi: "Bu haftaki eğilim, anlaşmazlıkların azalması yönünde oldu, ancak arabulucular aracılığıyla görüşülmesi gereken konular hâlâ var. Önümüzdeki üç ya da dört gün içinde durumun nereye varacağını görmek için beklemek zorundayız."
ABD VE İRAN POZİSYONLARINI YİNELEDİ
Pakistan'ın arabuluculuk girişimi, haftalarca süren savaşın ardından İran ile ABD arasındaki farkları azaltmayı amaçlıyor. Söz konusu savaş, gergin bir ateşkese rağmen hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın çoğu gemi trafiğine kapanmasına yol açarak küresel enerji piyasalarını alt üst etti.
Görüşmelerin, İran tarafından sunulan ve müzakerelerin ana çerçevesi olarak değerlendirilen 14 maddelik bir belge ile iki taraf arasında alınıp verilen mesajlar etrafında şekillendiği bildirildi.
Bagai, ABD'nin İran'ın denizcilik faaliyetlerine yönelik ablukasının önemli bir konu olduğunu, ancak önceliklerinin yeni ABD saldırı tehdidini sona erdirmek ve İran müttefiki Hizbullah militanlarının güneye giren İsrail birlikleriyle çatıştığı Lübnan'daki süregelen çatışmayı bitirmek olduğunu söyledi.
Rubio, Trump'ın taleplerini yineledi: "İran asla nükleer silaha sahip olamaz. Boğazların ücretsiz biçimde açık olması gerekiyor. Zenginleştirilmiş uranyumlarını teslim etmek zorundalar."
Kalibaf, İran'ın hem savaş alanında hem de diplomasi yoluyla "meşru haklarını" savunmaya devam edeceğini söyledi. Ancak "hiçbir dürüstlüğü olmayan bir tarafa" güvenilemeyeceğini de ekledi. İran bu suçlamayı daha önce de defalarca dile getirmişti.
Kalibaf, İran silahlı kuvvetlerinin ateşkes süresince kapasitelerini yeniden inşa ettiğini belirtti. ABD'nin "aptalca savaşı yeniden başlatması halinde" sonuçların çatışmanın başındakinden "daha sert ve acı" olacağı uyarısında bulundu.
Savaşın ABD'li tüketiciler için enerji fiyatlarına etkisi nedeniyle popülaritesi düşen ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü Washington'da kalmayı planladığını ve bu nedenle bu hafta sonu oğlunun düğününe katılmayacağını açıkladı. Kararın gerekçeleri arasında İran konusunu da gösterdi.
Haftalarca süren çatışmalara rağmen İran, ABD ve İsrail'in kısıtlamayı hedeflediği silah üretimine yakın seviyede zenginleştirilmiş uranyum stokunu, füze, insansız hava aracı ve vekil güç kapasitelerini korumayı başardı.