Icerige atla
Politika ⭐ 72/100

Yeni Guy de Lusignan, Kıbrıs'ta Aslan Yürekli Kral Richard ile Buluşuyor

Yeni Guy de Lusignan, Kıbrıs'ta Aslan Yürekli Kral Richard ile Buluşuyor

"Bir orduya direnebilirsin; ama zamanı gelmiş bir fikre direnemezsin" – Victor Hugo, Histoire d'un crime (1877)

Kıbrıs, tarih boyunca pek çok yeni gelene tanıklık etti. Sonuncusu, Fransa ile imzalanan bir "insani savunma anlaşması" şeklinde geldi.

Terimin kendisi başlı başına durup düşünmeyi hak ediyor.

"İnsani savunma" gibi ifadeler siyasi açıdan kullanışlı olabilir. Ancak insani yardım kavramı, doğru anlaşıldığında, yardım ve tarafsızlık üzerine kuruludur; askeri konuşlanma gerektirmez. Bu kavramı Kıbrıs bağlamında kullanmak, yardım ile taraf tutma arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor.

İşte burada Guy de Lusignan devreye giriyor.

Hattin Savaşı'nda hezimete uğramış Frank kökenli Kudüs Kralı olan Lusignan, 1192 yılında İngiltere Kralı I. Richard'ın (Aslan Yürekli) himayesinde Kıbrıs'a geldi. Selahaddin Eyyubi'ye karşı Doğu Akdeniz'de yeni bir düzen kurdu. Bu girişim, kuşkusuz bir restorasyon ittifakı olarak sunulmuştu. Lusignan'ın yaşamına yalnızca iki yıl kalmış olmasına rağmen, Latin Katolik hanedanı sonraki üç yüzyıl boyunca Yunan Ortodoks hiyerarşisine egemen oldu.

Tarih kendini tekrar etmez, ama AB altındaki Kıbrıs'ta etmediği de söylenemez.

Bugün ada, Avrupa'nın jeopolitik açıdan en yoğun katmanlı alanlarından biri durumunda: Birleşik Krallık (Akrotiri ve Dikelya), Türkiye (1974'ten beri) ve Yunanistan (Eldyk) burada askeri varlık gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Hristodulidis nasıl çerçevelerse çerçevelesin, adaya yeni bir dış askeri aktörün daha eklenmesi tarafsız bir gelişme olarak değerlendirilemez.

Önemle belirtmek gerekir ki, Kıbrıs yakın bir askeri tehdit altında değildir. Bu nedenle aciliyet dili sorgulanmaya açıktır. Mesele zorunluluk değil, konumlanmadır.

Bu sinyalin bir kısmı, üye devletler arasında gelişen Avrupa için Güvenlik Eylemi (Safe) çerçevesine gömülü durumda. Bu çerçeve, AB şemsiyesi altında stratejik uyum için bir mekanizma niteliğinde. Katılım üyelik etrafında yapılandırılmış olup, Türkiye gibi üye olmayan üçüncü ülkeler siyasi ve prosedürel kısıtlamalarla karşılaşıyor. Makalenin öne sürdüğü gibi Türkiye'nin "reddi" ifadesi, belirsiz bir anlatının yerini tutan bir kavramdır.

Anlatılar önemlidir. Hassasiyet daha da önemlidir.

Dikkate alınması gereken bir çelişki de var. Cumhurbaşkanı Hristodulidis, daha önce adadaki yabancı askeri üslerin —Birleşik Krallık üsleri dahil— sürekli varlığı konusunda çekincelerini açıkça dile getirmişti. Bu görüşünü The Rest is Politics podcast'inde Rory Stewart ve Alastair Campbell ile yaptığı konuşmada net bir şekilde ifade etmişti.

Ancak şu anki girişimi, bu ilkeyi Avrupa bayrağı altında genişletiyor.

Bu önemsiz bir soru değil. Bu tür tek taraflı yetkiler bir zamanlar İngiltere Kralı I. Richard gibi hükümdarlarla özdeşleştirilmişti. Kıbrıs, yürütme yetkisini yoğunlaştıran bir başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Adanın jeopolitik duruşunu yeniden şekillendiren bu büyüklükteki kararlar, yalnızca yetki değil, aynı zamanda meşruiyet de gerektirir. Bu meşruiyet; denge ve denetim mekanizmaları, parlamento tartışmaları ve muhalefet kapasitesi ile güçlendirilir.

Bu unsurların yokluğunda, stratejik hırs demokratik hesap verebilirliğin önüne geçme riski taşır.

Lusignan döneminden son yıllara kadar Kıbrıs, yerel karmaşıklığı küçümseyen dışarıdan dayatılan çözümleri defalarca özümsemek zorunda kaldı. Sonuçlar nadiren istikrarlı, asla basit olmadı.

Bugünün riski yanlış değerlendirmedir. Zamanı gelmiş tüm fikirler çözüm olarak gelmez. Bazıları güç, hizalanma ve hırs yansımaları olarak gelir.

Fransız eşimin bana hatırlattığı gibi, Fransızca'da bilgece yargılama, dikkatlice ayırt etme ve dürtüsel davranmak yerine açıklıkla hareket etme yeteneğini ifade eden bir kelime var: discernement (sağgörü).

Bu, hatırlanmaya değer bir nitelik.

Soru artık yabancı kuvvetlerin adaya gelip gelemeyeceği değil. Soru, onları davet edenlerin bunu neden ve hangi bedelle yaptıklarını anlayacak sağgörüye sahip olup olmadıklarıdır.

Paylaş: